12 Haziran 2015 Cuma

sarhoş şahikası



Dedi sarhoş:


             Biri beni tutsun.Düşeceğim yoksa.Tutun Gogol aşkına.Düşeceğim ve kalktığımda hepinizi düzeceğim.Beni tutun iyi değilim.Simpsonlar aşkına güldürün ,götürün,kalemtıraş verin.Olacaklardan ben sorumlu değilim.Ve bıçak kör olursa mutlu olurum.Tutuk kalmam mı zayi tutkun olmam mı? Karar verin Neruda aşkına.Hepsine ağız dolusu küfürler fırlatacağım.Gömülü sandıklar bulacaksın.Doldurun Hacı Bektaş’ın aşkıyla.
              Bağıra bağıra söyleyerek banktan kalktı pezevenk.Gözüken götünü kapatabilmek için çırpındı ,pantolonu çekerken bile hem küfürler savuruyor hem de hala kırmızı kutulu birasına yapıştırıyordu koca ağzını.Pantolonunu çeke çeke siktir olup gitti.Ben dahil kimse de yokluğunu hissetmedik.Onun boşalttığı banka genç bir çift oturdu.Uzun ve kıvırcık saçlı çocuk , kızdan yaşça büyük görünüyordu.Onları izlediğimi farkettiklerinde tekrar bakışlarımı denize verdim.Sarhoşun söylediklerini düşündüm.Neruda’yı,Yavaş Yavaş Ölüleri,Pepetye’yi...Sonu yoktu.Sarhoşu düşünürken çok şeye saptı aklım.Sapıttığımı düşünerek zihnimi yanıltmaya,konuyu saptırmaya çalışıyordum.Çok uzaklardan bir müzik sesi geliyordu, aklıma Birhan Keskin düşüyordu.Ve biz barbarlar buna konuyu saptırmak diyorduk.Sapsa ne sapmasa ne olur.Sarhoş gecenin mevzusunu banklara sererek siktir olup gitmişti.Kahkahalarla önümden geçen kız sürüsü dikkatimi dağıtmaya yetmişti.Ezgiyi biraz daha duyuyordum şimdi ya da uyduruyor da olabilirdim.Bir balkan türküsüydü belki.Bir fırtına tuttu bizi deryaya kardı diyordu ve sonunu duyamıyordum.Denize odaklanmaya çalışıyor aklıma geçenlerde okuduğum bir şey takılıyordu:
         ''Köprüden geçerken denize bakıyorum,asfalt gibi.(Tam bu esnada turgut uyar geliyor aklıma- Bu senin eski zaman gözlerin yalnız gibi ağaçlar gibi- neden bilmem.)Simsiyah.Köprünün her yerinden bırakıyorum kendimi.Binlerce kere.Taksi ilerledikçe,arka kapıdan akın akın aşağı atlayıp,asfalta çakılı’yorum.Binlerce kişinin aynı anda köprüden atladığını düşün.Ve şimdi hepsinin ben olduğunu düşün...''
          Önce kendimden sonra şişko ve kel sarhoştan tiksinerek gecenin 3'nde büfe arayamaya
kalkıyordum.Kafamda hala sonunu getiremediğim başka balkan türküleri vardı ama sarhoşla aynı anda düşünmek işime gelmiyordu.Drama Köprüsü'nü Şiwan Perver'in ağzından,Baran Bari Gule Gule diyen bir Ruhi Su'yu hissetmeye çalışıyordum.Uçlarımı düşünüyor,uçlarımı yadırgıyordum.Aklıma babasıyla sadece ten rengi ve göbeği benzeyen dostumu getiriyor,babamla sadece bıyıklarımızın ortak olduğunu ve haline şükretmesi gerektiğini söylemek istiyordum.
         Naptığımı bilmiyor halde bir tekel bulup bira istedim,vermedi.Biri bana bira versin Danimarkalılar aşkına,olacaklardan ben sorumlu değilim naralarını atmayı düşünüyordum ki siyah poşetle  kendimi  üst geçitte farkediyorum.Takip ediliyormuş hissi ile sağı solu kolaçan ediyorum ,arkamı dönüyırum sadece bir kız çocuğu.Korku ile umursamama arasında giderken geldiğim yeri farkediyorum.Geldiğimi sanıyorum.Oturduğumu anımsıyorum bu bankta.Bir de şuracıkta bir çift.Kafamı kaldırıyorum banktan hiç kalkmamışım.Kafamı çeviriyorum sarhoşla aynı banktayız.Konyaaltına dönüyorum in cin top oynuyor.Anlamaya çalışıyorum,sigara ver diyor.Sorgusuz itaat ediyorum.Bana haklısın diyor ben tanımıyorum o dediğin adamları ama onların aşkına küfretme artık,al bir fırt diyor.
-siktir lan.


1 yorum:

  1. Heyecanlı heyecanlı kendinden alıp götürüyordu ta ki sonda ki küfre kadar :)

    YanıtlaSil