Muhammed’in
Hira’ya girdiği günden
Alparslan’ın meydana girdiği günü kapsar.
Harut ile marut’u görmüştür de
habil ile kabil’e yeltenmemiştir
Babil’de sihri çalmıştır,
Süleyman’ın sandığını o görmüştür ilk.
Şems giderken suyu akıtan o dur.
Eskimez oldu düş seslerim
narasını duyduğundan beri Hamza’nın.
Kolu incinmiş edasıyla susturmuştur neruda’yı.
Yaz yağmuru beklerken özüm
içim dışıma çıkmış, kayboldu sözüm.
Zaten varolmamıştır, görmemiştir gözüm
daha özgün,daha yokum belki budur çözüm
bilirsin ufaklık kalbimi çok süzdüm.
kaç ibrikte kaç kez damıtıldı da en safı sana kaldı sevdanın.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder