Bazı şeyleri gereğinden fazla tekrar ettim . Doğrularımı , bilhassa yanlışlarımı. Dünyanın bir şekilde döndüğüne ikna ettim kendimi ve telafi ihtimallerimi hep reddettim. Olasılıkların olmayasılıkları tuttu işte.
Ne isyan ettim ne de hazmettim. Bir gemi bir şekilde yürüyorsa , denizde olup olmadığının önemi yoktu. Yitirmiştim bazı şeyleri ve adını koymak bana kalmıyordu.
Rakıya aşıktım ben hep , sonra sen geldin işte. Rakıyla sana aşık olduk ve biter sandık. Rakı bitti. Ben bittim.
Bazı şeyleri gereğinden fazla düşündüm , oturdum. Hesap kitap yapacağız dedim.Üşendim . Rahattım çünkü hesabını kitabını yapabileceğim çok şey de yoktu. Ben buydum ve bundan ötesi beni aşardı. Beni anladın ya da anlamadın. Bunu da düşünmedim. Tarttım. Ağır bastın. Hafiflemiştim bir kaç şeyden ötürü ama bulamadım.
Rakıya aşıktım ben , sonra gözlerin işte. Kalem seviyordum , yazarım sandım yazamadım. Sen gittin , kalem yitti.
Bazı şeylerin ebedi olduğuna inanırdım ben , kandırıldım. Slogan atacağım diye sokaklara çıktım , sesim çıkmadı. Geriliyordum ama beni bu güzel havalar mahvetti. Bilinç önemliymiş , kaybettim gibi oldu bir ara , toparladım kaybetmedim. His demişler , ad koymuşlar . Adlarına koyayım.
Sana aşıktım ben
hep sana.
yola ve sola.
attığım her adım ,
aldığım her nefes...
28 Temmuz 2024 Pazar
Çayır Çimen
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
.png)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder