Bin tasana vardım da,
yokluğun kör bir yolmuş.
Tasalar biriktirip taslar içinde içerdim de
bu tasa, tasa dolmaz .
sevilmemiş bir kır çiçeğine çevirdi beni.
Tütün kesesine sığmayacak kadar büyükmüş elemin.
Ararat'ın karına ,Habil'in kanına.
çok yerde çok defa yok yere.
Bir gün bir yerde
oysa hiç defa hiç kimseyle.
hiçimseyerek.
Suya , buza, rakıya.
rakışarak.
''Ben seni sevgilim ben seni'' diyerek
duyarak,
çok defa çok yerde yok yere.
bBaşladığımız yerde , göğün bir kaç metre altı
yerin bir kaç metre üstü- ya da - altı işte.
uzlaşamıyorum kendimle.
Hatırlayamıyorum.
öksürüyorum .
Bir balkonda döktüğümüz küller suya sudan susarak.
Temenni bile edilememiş düşlerimiz;
bir gün mutlaka...
Kimseye anlatılmamış, anlatamadığım.
Sustuğum yok yere yok
yokken hatırladığım unuttuğum sancıladığım.
Dizinde dinlediğim sabah ezanı,
duymadığım ikindi,
kılamadığım onca vakit.
Samana karışmış sap
çok defa yaktığım
yok yere yaktığım.
suya döndüğüm
sudan döndüğüm .
sana yola ve sola.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder